FİRAVUN'UN KUAFÖRÜNÜN CENNETLİK İMANI...

İman ettikten sonra küfre düşüp ahiret ateşinde yanmaktansa dünya ateşinde yanmayı tercih eden ve imanın tadını doyasıya yaşayanlardan biri de Firavun’un kızının saçlarını taramakla görevli mübarek hanımdır. Sevgili Peygamberimiz (as), miraca çıkarıldığında burnuna çok güzel bir koku gelir.

 

Bu kokunun nereden geldiğini sorduğunda ise Cebrail aleyhisselam, onun Firavun’un kızının saçlarını tarayan hizmetçi kadın ve çocuklarına ait olduğunu söyler.

 

Peygamber Efendimiz (as), onların hikâyesini de Cebrail (as)’den sorup öğrenmiştir. Buna göre, o mübarek hanım bir gün Firavun’un kızının saçlarını tararken tarağı elinden düşürünce, ‘Bismillah’ diyerek tarağı yerden almıştır. Onu duyan Firavun’un kızı ‘Herhalde babamın adıyla diyecektin!’ demiştir. O âna kadar imanını gizleyen o yiğit kadın, artık kabına sığmayıp taşan imanıyla, ‘Hayır! Benim de, senin de, babanın da Rabbi olan Allah’ın (adıyla diyorum)’ diye haykırmıştır. Kız, ‘Babama söylerim.’ deyince de, ‘Evet söyleyebilirsin.’ demiştir. Kız, olanları söyleyince Firavun, onu huzuruna getirtmiştir.Firavun, hizmetçi kadına, ‘Senin benden başka Rabbin mi var!?’ deyince O, ‘Evet benim de Rabbim, senin de Rabbin olan Allah!’ diye cevap vermiştir. Bunun üzerine zalim Firavun, bakırdan yapılmış inek şeklindeki işkence aletinin getirilip kor haline gelinceye kadar ateşte kızdırılmasını emretmiştir. Sonra da o büyük mücahidenin ve evlatlarının onun içine atılarak öldürülmesi emrini vermiştir.

İmanı uğruna böyle korkunç bir şekilde öldürülmeye razı olan o kahraman kadın, Firavun’a canını bağışlaması için yalvarmamış, sadece öldükten sonra evlatlarının kemikleriyle kendi kemiklerinin aynı torbanın içinde gömülmesini istemiştir. Firavun da bunu kabul etmiştir. Firavun, gözlerinin önünde evlatlarını tek tek ateşe atıp öldürmüş; nihayet sonuncu evladı olan henüz emzikteki bebeği de ateşe atacakken anne yüreği dayanamayıp tereddüde düşmüş; fakat evladı dile gelip de, ‘Anneciğim dayan, sabret! Sen hak üzeresin. Şüphesiz ki dünyada azaba uğramak, ahirette azaba uğramaktan iyidir.’ deyince evlatlarıyla birlikte cennete yürümüştür. Dağlar kadar yüce imanıyla zalim Firavun’a meydan okuyan şehîde hanım, cennette Yüce Allah’ın özel ikramına mazhar olmuştur: Evlatlarıyla birlikte yakılmasından meydana gelen dayanılmaz yanık kokusuna bedel olarak Allah onları cennetin en güzel kokularına sahip sakinlerinden eylemiştir.

 

  • FİRAVUN
  • KUAFÖR
  • CENNET